29 Aralık 2012

Gitmeseydi, Çok güzel bir hayatımız olabilirdi. Çok paramız olmazdı belki ama çok neşeli olabilirdik çok zaman. Oturup her akşam pek kimsenin bilmediği güzel filmler izlerdik, tatil günlerinde gidip rakı içerken dinleyeceğimiz plaklar seçerdik eski eşyalar satan dükkânlardan, kışları dışarıda kar yağarken ışıkları söndürüp evimizin perdelerini açardık sonuna kadar, Türk kahvesi yapardım ikimiz için. Hiç konuşmadan kahvelerimizi yudumlar, radyo tiyatrosu dinlerdik kar yağışını izlerken. Tiyatro ve kahveler bittiğinde, filmlerden konuşurduk, kitaplardan, sanattan, memleket meselelerinden, İkinci Yeni şairlerinden falan. Sonra ben birkaç dize okurdum ona Cemal Süreya'dan. O da çok sever çünkü Cemalettin Seber'i. Sevdiğimiz şeylerden bahsederdik işte hep. Ben en çok onu anlatırdım, ondan bahsederdim yüzüne karşı. Sonra usulca çekilip köşeme, ben öldükten sonra saklaması için bırakacağım mektuplardan bir tane daha yazardım. Dedikodusunu bile yapardık 17 numarada oturan komşumuzun. Uyuma vakti geldiğinde ise, ben saçlarına bir öpücük kondurup öyle dalardım cennet gibi düşlere. Zaten ona sarıldığım bir gecenin içinde cehennemin işi ne ki? Ama gitti işte... Bunlar o kadar naif tasarlanmış şeylerdi ki, bir başkasıyla yaşama fikri bütün bunları, mükemmel itici... Bunları bir başkasıyla yaşamaktansa, tek başına yaşayan, kimsesiz, aksi bir ihtiyar olarak yaşamak daha cazip, hayatını arabesk şarkılara ve rakı şişelerine gömen... Bilmiyorum işte. Bilmiyorum. Ne tanrının varlığı umrumda, ne İsa'nın yaralı elleri için endişeleniyorum, ne de yaşama uğraşı... Ama gitti işte... Gitti. Siktir olup gitti. Bilinmezliğe falan değil, öyle tanıdık, öyle de bildiğim yerlere gitti ki. Damarlarımda dolaşan yüzlerce paslı çivi etkisi... Batuhan Dedde - Tahta Putun Mektupları

09 Aralık 2012

Sonra bir ev boyadım sana,kapısı mavi,zili deniz. içinde yaşasak ikimiz... geç bunları demeden, şimdi çal,çalsana kapımı ister huzurlu,ister huzursuz...
aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım eğer :)

06 Aralık 2012

sordu annem ''nereye gidiyorsun ?'' -''papatya bahçelerine anne'' yanına geldim!

24 Kasım 2012

15 Kasım 2012

saklandım şimdilerde, bir değirmenin altından yazıyorum sana
bir tepe rüzgara hapsolmuş bir tepeden, şimdi sensiz batacak bu güneş
cok zaman gecmıs ustunden

belkıde nıce baharlar...

herşey değişmiş etrafımda

ama gözyaşlarımın tadı aynı kalmış...

korkmuyorum artık

kaybedecek pekde bişi kalmadı ellerımde

ellerım bomboş kalmış

ne çok şey kaybetmişim oysa
sahılde bir kayık buldum,sahipsiz bir kayık...
dalgaların kumsalıma vurduğu,eski bir kayık.
denıze dogru sürdüm...
gece hüzün gecesi akrep 3ü göstermekte
vur vur sazcı sazın teline,al götür beni leylanın diyarlarına
içime en acı zehirlerden sür
unutlurmu söyle unutulur mu hiç
senınle ılk tanıstıgımız gun unutulurmu...
aşık olmuştum senı ılk gordugumde
izmirde bir kahvehanenin bahçesinde çöreklenirken yıllar sonra,cebimden eski bir fotoğraf çıkaracağım... bende bi kalp var, bütün bir ömre sığdıramadığım, o küçük ellerine bırakıp gidebilecek kadar hafif...
son sözlerimmisin...
yine canım acısın mı
yine görünüp gideceksin biliyorum
kollarımı açtığımda...
gidiyorum...
uzun upuzun bi yol var uzaklarda.
seslenmeyecekmisin,hadi '' dur gitme '' de...
vuslata giden upuzun yol... şimdi yol derin,yol yorucu, yol yalnız,yollar aşk sana geldiğim bütün yollarda aşk var sevgilim!
tırtıldım kelebek oldum,yoruldum yoruldum yoruldum...
uçtum uçtum,kondum bir dala.iki aşık var altta
sen daha küçücük bi kız çocuğusun
al al yanakları,yaramaz bi çocuk
özgürce koşmak isteyen,etekleri savrulan bi çocuksun...
düştüğünde artık ağlamıyorsun,büyümüşsün
saçların uzamış,yaramazlığını yitirmişsin
eskisi gibi sarılmıyorsun bana
sevmiyosun eskisi gibi...

parka gidelim mi eskisi gibi ?
sevgili esmeralda
bu satırları batıda bir kasabadan yazıyorum
belkide son mektubum kavuşacağız
sevdiğimiz o şarkılar bitti şimdi
nisan bitti,yağmurlar ısındı
yıldızlar uzak değil artık...
bir yaz esintisinde tepede uzanıp yıldızları izlerken
ben olmayacağım yanında.
yaktım mumları
kapadım ışıkları sen belirdin kapıda
kısık bir sesle canım dedin
gözlerimi kapadım güzel bir koku esti odama
birşeyler olmalı,tutmamalı beni
bir kuşun kanadından düşerken ben
gece yeline kapılıp düşmeliyim bir ağacın dalına
acımamalı ellerim,acımamalı gövdem
en acısı acımamalı yüreğim
terkedilişe inanmamalıyım

uzak bir ülke,tanımadığım insanlar var şimdi çevremde
çehremde hasret kokan ülkem var
annem var babam var...
sarılı yastıgıma kokumu bıraktıgım,
topragını ellerımle kazıyıp ekinler ektiğim
nerdesin beni terkettin
ben hiç saklamadım
doğrudur yandığım,delice delicesine tutkununum
Sarı sarı kasım yaprakları,
kaşe montuna sımsıkı sarılmış,üşümüş...
sonbaharda en çok rüzgarı severdi o.
kurumuş yaprak kokusu ve kahverengi sazlık otlarını...
Gülme bana Bir ülkesi olmayan biriyim belki ama Seni bin ülke karşı gelse bile sevebilirim.
bir şehir istiyorum içinde yalnız sen ve ben
dün gece sen uyurken ismini sayıkladım...
bakışlarını kaçırdığında saklanan çocuklar gibiydin,
yüzümü bile hayal meyal hatırladığını duydum, oysa gözlerimden alamazdın gözlerini, sarıldığından gözleri kapatır huzura,bulutların en üzerine yükselirdin duydum unutmuşsun...
Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana. Şimdi biz neyiz biliyor musun? Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Boşlukta iki yalnız yıldız gibi Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız Peki,Ne kalacak bizden ?

22 Ekim 2012

Aşk'ın karşılıksızı, karşılıklısı mı olur. Aşk; Varacağın yer değil, Aşacağın yolla ilgilidir...

21 Ekim 2012

ağladığında daha güzelsin, hiç ağlama olur mu ?
hani bu sondu diye hıçkırırken,gitmeliydim
gitmemeyi her düşündüğümde,
çocukluğumu anımsadım,
yitik,bitkin elleri kömür karası
gitmek kitaplarda yazardı,oysa benim hiç kitabım olmadı
gözyaşları sokaklara akardı,ben kaç gözyaşı sildim bilirmisin ?

20 Ekim 2012

sen sevdiğin için sakın utanma, bilki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında...
dünyada en zor şey kırık bi kalbi onarmaktı...

18 Ekim 2012

neden gözlerim uyumak için kapanırki oysa saat sabahın ikisiyken ben yalnızken... hoşçakal artık herşey bitti, ben senden vazgeçemiyorum.

30 Temmuz 2012

bu gece gereksiz bir kabadayılık yapar kalemim, açıklayamazsınız,açıklayamam... hoşgeldiniz karaköy sahiline bu gece en endamlı kadınların yürüyüşünü izlemeye oturmuşken, koşa koşa gidesim gelir,sarılasım gelir hiç tanımadığım en güzel kadına...

20 Temmuz 2012

kadın ne kadar severse sevsin,yokluğuna alıştığı erkeği bir daha istemez...

06 Temmuz 2012

ve bir gün, senin için atan kalbi bir başkası başını yaslayıp dinler...

01 Temmuz 2012

sol yanağındaki gamzesinin farkında değildi... ''yanağında gizli gamzen var'' dediğimde o kadar şaşırmıştıki,hemen aynaya koştu. yanağındaki gamzesini öptüğümde gülümserdi,öpmeye doyamazdım ozaman...
Senden sonra öğrendiğim üç kelime vardı. ''nasılsın'' diye sordu bana ''hayat devam ediyor'' dedim ve karşıma çıkan iki yoldan, sağ tarafa yöneldim ve yalnız yürümeye devam ettim. Herşeye rağmen, aklıma sardım seni...

23 Haziran 2012

senden uzaklaşamamak nasıl birşey ruhumu sarmışken böyle,soruyorum sana; gözler kalbin aynası değil mi ? peki ona gidişlerin, bir anlamı olmalı...

15 Haziran 2012

senden uzaklaşamamak nasıl nasıl birşey... ah o özlemek varya,yıllarca özlemek seni. öyle imkansız olmuşsunki,korkuyorum sana adım atmaktan sesini duyamadığımda; eski piyanomun karşısına geçip gözlerimi kapıyorum, yüzüne dokunur gibi hayaller kuruyorum. şimdi sen söyle, ruhumu sarmışken böyle korkulur mu ?

12 Haziran 2012

gözler kalbin aynası değil mi ? peki cuma gece o bakışların anlamı neydi ? ona gidişlerin ? bir anlamı olmalı...

19 Mayıs 2012

insanoğlu yüzyıllardır hep arayış içerisinde... doğduğum yerden çok çok uzaklardan özlemlerimi büyütürken bu kalabalık insanların arasında farklı olduğunu hissederken ben soruyorum kendime farkın ne ? cevap yok ! kendimle iç savaşımdan mağlup çıkmışken hala peşimde bu savaşın acıları, kaçtım kaçtım kaçtım,en uzaklara kaçtım yollar büyüyor şimdi gözlerimde,geri dönmenin imkanı var mı ? nereye eserse essin deli rüzgar, söndüremiyor savaşın alevlerini, savaş öyle bir savaş ki bitmedi bitmeyecek gibi... arıyorum, eski bir kitabı,dostu,eski bir şarkıyı... bu yabancı ülkede kalabalığın içerisine karışıp, kendime sorular soruyorum şimdilerde... dindi mi acılar ?

15 Mayıs 2012

ben çok düşündüm hep senin pencerenden baktım, karşıma çıkacak tüm zorluklara katlanmaya hazırım, sen istemesende ben büyütürüm küçük çocuksu aşkımızı...

10 Mayıs 2012

-ya başka bir adam girerse hayatıma ? -saygı duyarım... -peki özlemeyecekmisin ? -çok özlerim,günlerce otururum sahilde öylece... -hoşçakal

05 Mayıs 2012

ağlaya ağlaya uyanırmıydı insan, uyanıyordu işte. demiştim sana, ölürüm hasretinle,hergün ölünüyordu...

03 Mayıs 2012

birbirimizi hiç tanımamış gibi tekrar karşılaşsakya, sana yine aşık olurdum !
okurken akıyor mu seninde yaşların ? düşüyor mu yanaklarına ? gece saat 2,içim sızlıyor içim ağlamıyorsanda ağla,mutluluktan ağla ne kadar çok sevildiğine ağla,kıymetine ağla...
gülmeyi,güldürmeyi,hüznü,mutluluğu,ağlamayıda sen öğrettin bana, ikimizin yerine sevmeyide... pencereme yağmur damlasa kapıya bakıyorum,sen geldin sanıyorum düz,sarı saçlı bir kız görsem sen sanıyorum sesleniyorum arkasından daha kaç yıl ağlamam gerekiyo ? inadına cigaraya sarılıyorum,sana sarılır gibi... aşk olsun,aşk olsun vazgeçmeseydin aşk olsun...

01 Mayıs 2012

biz aynı şehirlerde soluyamadık mutluluğu hep yalnız hissettin,hep mutsuzdun. peki ben mutlumuydum ? sesim,kısık sesimi şimdi duyuyor gibimisin ? yanında olmamı istermisin? artık çok mutsuzum deyişlerin geliyor aklıma,yutamıyorum düğümleri ağladım yine dün deyişlerin geliyor aklıma,gözyaşlarımdan boşanırcasına akıyor nehiler... hiç kabul etmediğimi söylerdin ya, hala kabul etmiyorum,edemiyorum. senden ayrılırken gülümsemelerime inanma,hiç gülümsemedim!

21 Nisan 2012

ertesi gün sana kavuşmayacağım için, uyumadığım geceler var benim

10 Nisan 2012

bazen çok sıkılıyorum,tüm enerjimi yitiriyorum
yoruluyorum,usanıyorum herşeyden
ve en kötüsü gülümseyemiyorum.

bu gece yine içimde bir sıkıntı,
zehirlerken kendimi
sigaramdan uzun uzun çekerken ciğerlerime
çöpten karton toplayan yaşlı kadını,inşaattan demir toplayan çocukları gördüğümde
gardım tamamen düştü ve şükretmediğimi farkettim
oysa ne kadarda rahat yaşıyoruz
herşeye rağmen mutlu olabilmeli insan!

12 Mart 2012

çiçek pasajında klarnete kaptırmışken kendimi
anlatayım sana nerelerdeyim ben.
gözlerimi kapadığımda bembeyaz bir sen
gözleri kısık gözleri gülümseyen,
sarılmak için koşuyorken sana
kendimi kaybetmişken,üşürken
her masada musikiden ayrı ayrı şarkılarda ararken seni
klanetci durur ve gözlerim açılır
neredeyim ben diye defalarca sordum kendime,bulamadım
hemen çıktım meyhanelerden,önüme çıkan herkese bağırırcasına şiddetle çarparken
nereye koşuyorum ben,sormadım kendime
derken kocaman bir galata belirdiğinde
durdum ve bağırdım son kez
bu kadarmı küçüğüm ben ?

07 Mart 2012

Gülme bana.
Bir ülkesi olmayan biriyim belki ama
Seni bin ülke karşı gelse bile sevebilirim.

21 Şubat 2012

sen yağmurları sevdiğinde ben gitmiş olacağım
bir anlamı olmalı,
doğuşumuzun,ilk nefes alışımızın,ilk nefesimizde ağlamamızın.
hasta olmamızın,süt içmemizin,büyümemizin,okula gitmemizin,yazmayı öğrenmemizin,arkadaş edinmemizin,boyama yapmanın,misket oynamamızın bir anlamı olmalı...
yağmurun ve ıslanmanın,baharın ve kelebeklerin,tohumun,çileğin varoluşunun bir anlamı var.
aşık olmanın,aldatmanın,aldatılmanın,ayrılmanın ağlamanın,sigara içmenin küfür etmenin hüzünün...
acı çekmenin gülmenin kardanadamın noel babanın dedenin teyzenin kuzenin kedinin,doğanın bir anlamı var.
bize anlamsız gelen herşeyin...
çakıltaşını denize fırlatmanın bir anlamı var.

15 Şubat 2012

tepenin en üstünden izlerken kasabayı
bir kız vardı uzaklarda...
kırmızı sıcak şarabı yudumlarken
kızın uğraşları,saçlarının dalgalanması,entarisini düzeltmesi
kızı izlemenin verdiği haz,şevkle kokladığım o koku...
şarabında verdiği o sersemlik,aklım dağılmışken
kapadım gözlerimi,rüzgarı dinledim çoktan sarhoş olmuştum bile

01 Ocak 2012

Viyanada christmas,
herşey çok güzel başladı önce havai fişekler sonrasında pelerinli melekler...
Viyana soğuktu ama içimi ısıtan bi çok neden varken gözlerimi kapadım ve sarıldım yanımdakine