21 Şubat 2012

sen yağmurları sevdiğinde ben gitmiş olacağım
bir anlamı olmalı,
doğuşumuzun,ilk nefes alışımızın,ilk nefesimizde ağlamamızın.
hasta olmamızın,süt içmemizin,büyümemizin,okula gitmemizin,yazmayı öğrenmemizin,arkadaş edinmemizin,boyama yapmanın,misket oynamamızın bir anlamı olmalı...
yağmurun ve ıslanmanın,baharın ve kelebeklerin,tohumun,çileğin varoluşunun bir anlamı var.
aşık olmanın,aldatmanın,aldatılmanın,ayrılmanın ağlamanın,sigara içmenin küfür etmenin hüzünün...
acı çekmenin gülmenin kardanadamın noel babanın dedenin teyzenin kuzenin kedinin,doğanın bir anlamı var.
bize anlamsız gelen herşeyin...
çakıltaşını denize fırlatmanın bir anlamı var.

15 Şubat 2012

tepenin en üstünden izlerken kasabayı
bir kız vardı uzaklarda...
kırmızı sıcak şarabı yudumlarken
kızın uğraşları,saçlarının dalgalanması,entarisini düzeltmesi
kızı izlemenin verdiği haz,şevkle kokladığım o koku...
şarabında verdiği o sersemlik,aklım dağılmışken
kapadım gözlerimi,rüzgarı dinledim çoktan sarhoş olmuştum bile