12 Temmuz 2009

aslında o kadar şey varki yazılacak ama gerçekten ömrüm yetmez seni anlatmaya...
aşkımı kitaplara sığdıramam ben,çünki çok sevdim ben çok
içrelendim bu gece biraz yine,dahası aslında senı çok özledim
çok özledim ama gel diyemiyorum sana,yıllar sonrasında korkuyorum aslında
yılların seni tüketmesınden,insanların yitmesinden korkuyorum
oysa sen özgür bir papatyaydın,koşardın kırlarda,rüzgarlarda savrulurdun
incecikdi boynun,kokun mis,kalçası incecik bir eftelyaydın...

ne çabuk geçmiş yıllar...
seni ilk gördüğüm o aksam,gözlerımı alamadım senden
narindin sen,hayalimdeki o kadın sendin,beklenen kadın...
hep korktum senı uzmekten,sevıyorum demekten,sarılmaktan...
ve hiç ''seni seviyorum'' dıyemedım...

Kumsalda çıplak ayak yürürken gün batımında
ayaklarımında altında denız kabuğu...
hemen aldım onu yıkadım ve konustum onunla...
belkıde senı gormustur dıye,nerdesın nerelerdesın bılmıyorum...
sonra onu varoldugu yere bıraktım
dalgalı denızde suzuldu de suzuldu
bırakıp kendımı bende onunla gıtmek ıstedım
dalgalara bagırdım,ruzgara kufrettım,aglamaya basladım bırden
nedenını bılmedıgım bır hoyratlık bu
belkide sensızlıgın acısı hala dınmedı,
belkı de senı sevıyorum dıyemeyişin mahvedişidir...

Hiç yorum yok: