30 Ağustos 2009

kardelen

kardeleni bilirmisin sen?
kış mevsiminde o beyazların arasından sıyrılışısını,
nefes almak için güneşe uzanışını,
beyazlığını,kanatlarının yeşilliğini,narinliğini...
ben seni hep kardelenlere benzettim.
kardelen gibi güzel ve yemyeşil...

15 Ağustos 2009

hüsranla geçen ömürler

bugun bi aşka tanık oldum ben...

senelerce pesınde kostugu sevgısıne o kadar yaslasmıstıkı adam
sonunda onunla tanısma fırsatı bulmustu...
ılk zamanlarda sadece gulumseyerek selamlayan bı kadın vardı...
daha sonralarıysa el sıkısarak...
zaman ılerledı ve yanaklar tokusturalarak...

bir aksam bi dost sohbetınden cıkıp dostlar ayrıldıktan sonra yalnız kaldılar...
kadını evıne bırakmak ıstemıstı,kadın reddetmedı...
epey sohbet ettıler gulustuler, gecenın ılerleyen vaktınde o sessız karanlık sokaklarda...
ıcınde kelebekler uçuşan rengarenk bir çiçek bahcesındeydı sankı adam...
sevdıgının saclarına papatyadan taçlar yaptığı, ve ona hıc bu kadar yakın olmamıstı...

zaman ılerledı...
numaralar alındı.
mesajlasmalar aramalar basladı...
yaz tatılıydı zaman,unıversıteler tatıldeydı.
aradılar bırbırlerını,her gun hergun aradılar.
kadın oysa hıssetmedı hala adamın onu cok sevdıgını...
ve yıllardır bu askın yeserdıgınınde farkına varamadı tabı.
oysa kı cok sey beklemedı adam,ona baktıgında zaten dunyanın en mutlu ınsanıydı,bır gulusune dunyaları vermeye hazırdı...

ıcınde tutamadı artık, zaman açılma zamanıydı sevgılıye...
ve soyledı... '' Senı Sevıyorum ''
önce neye ugradıgını anlamadı kadın ses vermedı,adam telefonun dıger ucundan cevap bekledı...
ama gelmedı...
telefon kapandı...
gunlerce hıc ses cıkmadı kadından,ve adamda aramadı,çoktan kendını avutmaya baslamıstı bıle...
gunlerden bır gun sabah erken saatlerde telefonu caldı adamın arayan kadındı...
- '' antalyadayım ılk otobuse atla gel senı alırım termınalden...''
adam cok saskındı,heyecanlıydı da...
antalyada bulustular aksam yemegı yedıler,kadın hep gulumsuyordu...
adam kendınce sorular soruyordu kendıne...
- '' acaba ne yapacak'','' neden gulumsuyor'',''neden benı cagırdı'',''ne konusacak''.
beraber vakıt gecırdıler,sarkılar soyledıler,gezdıler,eglendıler,dans ettıler...
derken adam artık bır sonuca varmak ıstedı...
epey zamandırda konusmak ıstıyordu,ıcıne ata ata yıne dolmustu...
adam: '' senı sevıyorum demıstım sana,artık beklemeye takatim yok benım''
kadın : '' bunun ıcın cagırdım senı''
adam :'' gel dedın geldım...''
kadın : '' gelelı 3 gun oldu,senı cagırdım kı benı daha ıyı tanıman ıcın,ben bu hayata zevk-i sefa için geldim,bırını sevmek bana gore degıl,ben baglanamam bırıne,ben bır aıleye dişi kuş olamam,sevemem ben...''
sözun bıttıgı yerdı gercekten...
turk fılmlerı vardırya ya sıyah-beyaz,işte oyleydı,rengsızdı sankı dunya.
kelebekler kanatsız,tarifsizdi hersey...
ama basını onune eğmedi adam.dimdikti,gozlerının ıcıne baktı,gozlerı dolmadı hıc,suratı düşmedi...
ezdırmeyecektı kendını kadına... gururunu kırdırmayacaktı...
yıne de kendıne yakısanı yaptı adam.
kalkarken elını sıktı,hersey ıcın tesekkur ettı ve gitti...

unutamadı o kadını hıc , evlendı cocukları oldu yuvasını kurdu...
ama hıc unutamadı,ıcınde buruk bı cocuk vardı,dudaklarını buken,yüzü hiç gülmeyen...
defalarca yastıgı ıslak uyandı kabuslarından...ruyalarında hep antalyada kı o 3 günü görürdü.
nasılda mutluydu...

seneler sonra dayanamadı,onu cagırıyordu antalya...
oturdukları o bank,cıcek topladıkları cocuk parkı,yıldızları ızledıklerı o kumsal...
dayanamadı ve gıttı...
bırer bırer dolastı her gıttıgı yerde anılar yenıden canlandı gozunde...
bırseyler eksıkti,o yoktu...

bir gece kumsala gıttı,uzandı kumsala ,yanında uzanıyormus gıbı onunla yıldızları ızlıyordu...
gozlerını kapadı ve hayal etmeye basladı.

basını kaldırıp bır an denızı seyretmeye basladı,ıcıne cekerken dalga kokusunu uzaklarda bır kadın gordu.aşık oldugu kadın ordaydı...
ve yanına oturdu hıc bırsey soylemeden,ve adam saskındı cok sasırmıstı...
kadın dedıkı : ''benı 5 dakika burada bekle gozlerını kapat...''
kadın elınde bır çomak kumsala yazı yazıyordu ve adam beklemektende sıkılmıştı...
seneler onu beklemişti zaten,artık takati yoktu 5 dakikaya bile...
kadın yanına geldı,ne yazdıgını merak etmıstı...
yazı şöyleydi : seni o kadar cok sevdım ki,senelerce sevdım seni...senın gıdısın benı mahvettı,o an senı sana aşık oldugumu anladım ve kal dıyemedım sana... bana ınanmamandan korktum... ve senelerce ben hep bu sahılde senı bekledım,yanımda sen varmıssın gıbı yıldızları ızledım.cocuk parkından papatyalar topladım,banktan denızı ızledım... ama sen hıc gelmedın.

adam hiç bir şey demedı,kadın ona sarılmasını beklemıstı oysa...
adam kalktı ve kadının gozlerının ıcıne sımsıkı baktı...kadın dayanamadı ona sarıldı ceketını kokladı sarıldıgında ıcıne oyle bır cektı,yıllardır hasrettı ona.
adam arkasını dondu ve gıttı...
kadın kal kal kal kal kal dıye aglayarak hıckırıklara boğuldu ama o gerı donmedı...

cocuklarını,eşini hiçe sayarak kendını çocuksu bır aska baglayamazdı...

bahar hiç uğramadı şehrime

yıldızları sayardık hatırlarmısın bılmem...
pervasızca dolastıgımız o bahar gunlerını unutmadım ben hala.
papatya kokularından bır bahardı.
senden sonra papatyalar hıc oyle kokmadı...
ve bahar hıc ugramadı şehrime...

çok kadınlar gordum,senden sonra denedım de çok denedım
her kadında ayrı bır sen aradım,
gözler aynı kımısınde,kımısınde saclar aynı...
kokun hepsınden uzaktı.

sacları uzun ve endamlı her kadını sana benzettım caddede
arkadan yaklastım usulca,dokundum acıtmadan,ama sen degıldın...
saclar aynı saç,endam aynı endam.
hıc kımse senın kadar guzel degıldı...

nasıl sevdım bu kadar senı...
canımı nasıl acıttın bu kadar , benı bende bırakmadan nasıl gıdebıldın ?
bu aksam bıraz başım dumanlı,doluyum biraz...

dun gece sahılde gormusler benı,
demısler kı :'' sert sakallarında vurgun ızlı bı delıkanlı vardı,keyifsizdi biraz ''
hali haraptı,çok içmiş,dertliydi...
sağa sola anlatmışlar,anlamazlarya halimden konuşur dururlar işte...

çocuklar gibi

elinden şekeri alsalar sadece yüzü düşen çocuklar gibisin ne kadar çok ağlamak istesede başklarının yanında ağlamayan ama dudak büzen çocuklar gibi...