04 Nisan 2011

biz el ele tutuşur gülümserdik kelebeklere
uçuşurken kelebekler üstümüzde
topladığımız çiçekleri koklarlardı
ben seni izlerdim,sen uçuşan kelebekleri...

17 Mart 2011

gökyüzüne bakıp elimi uzatıyorum,sana uzanıyorum
mavi mavi bakıyosun bulutların arasından
kelebekler gönder bana ilkbahardan
gönderki yeditepeden gülümseyim sana...

13 Mart 2011

yaşadığımız neydi adını bilmiyorum ama haksızlık edemem ikimizede.
mutlu oldum çok olduğum zamanlarım oldu,güzel gülümseyişler,güleryüzlü sabahlarımda...

10 Şubat 2011

yine nehir olup,akarsu olup akasım var
içimden şırıl şırıl dökülesim var ama nafile
mühürlü dudaklarla anlatamam sana
uzak çok uzaklardan akasım var
ellerine dokunasım var.
''sus,unut'' dediğin gibi yapıyorum şimdilerde
susuyorum ama unutamıyorum.

08 Şubat 2011

piposundan çıkan dumana aldırmadan
ciğerleri kömür olmuş bir ihtiyar.
papatya toplarken görmelisin onu
huysuzluğundan eser yok,tüy den hafif bir adam.
inatçı bi adam olsada seviyorum bu ihtiyarı.
birazda küstahlığı yok değil,
gülümsediğini hiç görmesemde,hayal edebiliyorum.
babam gibi bir adam,sanki gülümsese şimdi
-gülümsese nolur ki
babam gibi gülümseyecek bana.

28 Ocak 2011

nerde mavi bi çift göz gördümse sen sandım,atladım kucağına sarıldım.
kendimi uyuttum,kendimi kandırdım hep.
her mavide seni aradım gökyüzünde,denizde
her mavi kadında seni aradım,mavi bir elbisede,bembeyaz ellerde
her mavide seni aradım,kokladım kokladım her kadını
seni koklar gibi...
bütün maviler terketti beni
uzaktan ellerimi uzattım seni çağırdım ama gelmediler
haklıydılarda...
yine arıyorum seni,her mavide...
mavi kokmuyor kimseler senin gibi
mavi gözler,bi çift mavi gözler.

27 Ocak 2011

bak gözlerime,gökyüzünün mavisi varmı ?
sonkez sarıl gitmeden,git sonra istediğin yere...
seninle uyuduğum her gecenin sabahında başka yüzlere terket
kokunu aradığım saçlara,kokunu aradığım ellere hapset,hadi git
gittin,gittin gideli hep vardın
sen silmiş olsanda ben savruluyorum hala rüzgarında
hala aynı tutkuyla istiyorum,istiyorum seni
vazgeçilmezimsin duyuyomusun?
gelmelisin,görmelisin,susturmalısın beni
bilirsin beni gelsende inatla susmam inatla...
bomboş ıssız sokaklar
biz yokuz artık ve biz eskidik
eski bir defter gibi sandıklara saklandık
mahkumum ben anıları yaşamaya yaşatmaya
okuyorum hergün,hergün ömür boyunca unutamadığımı anlıyorum
ve sonbaharlar hep benim mevsimimmiş anlıyorum...
yağmurlu akşamlarda tiril tiril ıslanmaya yüz tutuyorum
yaşlı bir adam dermansız yürüyorken düşüyorum
aklımı mı yitirdim ben?
hep sen hep sen mi nefes almak...
ben bende değilim uzun zamandır
her özledim deyişinde parçalara bölünüyorum
düşüyorum kırılıyorum kayboluyorum
bir cam tanesi gibi saklanıyorum
özlüyorum diyorsunda
hiç sormuyosun ya sen diye
ben özlemiyorum seni.
özlemeyemiyorum özlemler bile terketti beni
sen gittin gideli
parçam oldun demiştimya sana
hala arkasındayım
parçalara bölünüyorum ama yine toplanıyorum
ve yine sen oluyorum ben oluyorum biz oluyorum
kısacası yine kayboluyorum
gökyüzü anlamsız rüzgarlar anlamsız geliyor artık
sarılamadıkça,dokunamadıkça daha da uzaklaşıyorum kendimden
ama sana anlatamıyorum bunları,sen bilmiyorsun
çok üzülüyorum...

24 Ocak 2011

bütün derdim sensin yine,her yerdesin.
yine zihnim de sen varsın sen varsın
haykırdıkça daha da azgınlaştım
çıldırdım bağırıyorum sımsıkı tuttum elbisemi yalın ayak çıktım sokağa
yağmur sırılsıklam acıtan yağmur...
sırılsıklam ıslandım
acıtıyorum canımı acıtıyorum
duvarlara vuruyorum kendımı dokunamıyorum sana
ağlamam durdurmuyo beni
bılmıyorum kım gelıyosa karşıdan sarılmak ıstıyoruuuummm
adını cismini bılmeden sarılayım
kırpıklerını optugum gıbı opmek ıstıyorum
yangınları sonduremıyorum
aciz bi adamım gör beni
izle uzaktan uzağa gelme sakın
sakın gelme konusma duymayım senı
utanmıyorum utanmıyorum gel demıyorum sana gelme sakın
kaybolmuş kücük bır cocugum
sen sen dıye bagırıyorum ama yoksun
kımseler yok ama sankı cok kalabalık kalabalıkta yokoldun sankı
sankı smdı burdaydın 1 dakıka once 1 sanıye once burdaydın
ama smdı hıc gelmemıssın gıbı
aklım yok zıhnım yok,yok.

19 Aralık 2010

efkar..
severim efkarı ama aşırısı yorar insanı,alır götürür bilmediğim şehirlere,hep üzer beni...
bazen efkar ağlatır beni,canım sıkkındır da bi neden ararım ağlarım.
sonra dinlerim kendimi,kendi sesimi,kendi kendime sarılırım,sağıma bakarım soluma bakarım onu göremem sarılırım kendi kendime...

07 Aralık 2010

Aşk yoruyor,önce kovalıyor sen kaçıyosun...
yakalıyor aşk,sımsıkı sarmalıyor,tutunuyosun..
aşağısı uçurum biliyorsun,bulutlara tutunmak gibi birşey bu
adı aşk...
aşk acıtıyor,önce gülümsüyor masum masum
sonra çiçek açıyor elma oluyor aşk
ağaçtan toprağa ilk düşüşü ve acıtıyor
sonbahar geldiğinde elma kayboluyor
aşk da bitiyor,bahar da...
gelirim dersen bana
kırlara götürürüm seni
en yüksek tepedeki papatya kırlarına
beyaz,sarı papatyalar...
ne kadar da cok yakıştılar..

26 Kasım 2010

ikimizde iyi biliyoruz;benim sana sırılsıklam aşık olduğumu,senin haberdar olmadığını...

24 Kasım 2010

yıllar sonra tekrar üşüdüm bu gece...
rüzgarda başaklar gibi,yağmurun ıslattığı toprak gibi...
sessizce üşüdüm...
annesiz küçük kız,mevyesiz elma ağacı gibi,çırıpçıplak,kimsesiz...
gece bitmeden,gitmeden,sarıl hadi.
sarılmazsın bilirim,kollarım yokki dersin !
şimdi sen gelsen...
gelsende sarılmalara doymasak.

09 Kasım 2010

sarılmalara doymasak

bir sandık olsa,bizi saklasa...
görmese kimseler,bulamasa.
bir şehir olsa,ay ışığından gündüz olsa,
aramasa kimseler,aldatmasa,ağlatmasa...
biz,bizim olsak,ikimizin olsak,sarılsak sarılmaya doymasak...

26 Eylül 2010

uçurtma

uçurtmasız bir sonbahar gibiyim,inadına rüzgar esmez mi birde,içimdeki burukluk,babama küskünlük...
baba hani bana uçurtma alacaktın...

07 Eylül 2010

ufaklık

hadi yürü bakalım ufaklık,hadi yürü büyüdün.ufaklık dediğime aldırma,söylenmede.emekleme devirlerinde bitti kocaman olmuşsun.gerçi hala benim gözümde hep ufaklıksın ve öyle kalacaksın.
at bakalım kolunu omzuma,ben hep yanındayım destek olurum sana sonsuza ama bir detay var aslında,sevdiğin sürece...
sevgi demişken,uzar da gider biliyorum.otur bakalım karşıma,kocaman oldun ya hani sen,iki çift laf edelim seninle.istemem seninde için yansın,istemem sende üzülesin.istemem sevenleri gördüğünde de üzülmeni,yaşamadım demeni istemem.oysa bir hal çare bulmak gerek buna ufaklık.iyi düşünüp karar vermek gerek,ama sen daha toysun,ağlamaklısın hep.güçlü olmalısın,önce emziğini çıkarmalısın,emeklemekten vazgeçmelisin.

23 Temmuz 2010

bir küçük deniz kabuğu

Kumsaldaki en güzel,en narin deniz kabuğusun sen.Kumsalın diğer ucundasın,sana uzanmak zor,ilk gözüme takılan sensin Hayat denen bu sahnede gel benim eşim sen ol.Gir koluma gidelim bu sahneden beni çiçek bahçelerine götür,saçlarına papatyadan taçlar yapayım,kırlarda...

17 Temmuz 2010

oyun

hadi gel bi oyun oynayalım seninle,
sahte olmasın ama,yalanlar olmasın.
birdirbir mi olsun körebe mi,
yok saklanbaç olsun,en sevdiğim oyun...
uzaklara gitmek yok,saklanmak yok kuytulara,
seni bulduğumda sarılmak olsun içinde,gülümsemeler olsun.
çocukluğumuz olsun,çocukca olsun herşey...
en iyisi sen gel bi oyun oynayalım,
herşey gerçek olsun...

09 Temmuz 2010

yağmura kavuşmak

keyfe keder bir akşamüstü güneşin turunculuğunda püfür püfür esen rüzgarlar...
türk sanat musikisinin en eski mecralarından,toy delikanlı zamanları,sesinde buğusuz bir kadife,götürürken beni üsküdara...
özledim balıkçılarınıda,tekne seslerinide.
kederliyim...
içimdeki keder yağmur önce sessizlik gibi,birazdan soluksuz ıslatırsa,sen duyma,görme beni,tanıma...
gökyüzüne göz kırptımda,saçlarımın ıslandığını farkettim,açtım kollarımı iki yana,sanki kucaklarcasına...
yağmur kavuştum sana...

30 Haziran 2010

aşk ya...

nasıl olurda karşı koyamaz insan,
portakal kokulu,turuncu bir yüze,zayıf parmaklara...
aşk ya adı,
sevişmek ya...

14 Haziran 2010

ıhlamur ağacı

hiç uslu olmadı bu yürek,hiç tasasız gezmedi...
çok aşklarım oldu benim,çok savaşlar kaybettim.
sonbaharlarda dolanırdım,kimse söylemedi ayrılık baharını
çok ıslandı bu saçlar,bu eller,bu gözler...
birgün göçedersem buralardan,tepenin altındaki ıhlamur ağacının altına götür beni
bahar geldiğinde ıhlamur kokusuyla uyumak istiyorum
çırıpçıplak kavuşmak istiyorum toprağa
uğurlarken beni ağlama olurmu...
mert bir oğlum vardı benim de dersin,ben seni duyarım sana gülümserim,
ben seni özlemem baba,sen beni özle olur mu...
hep gülümse olurmu.
özlemem çünkü ben hep seni izliyo olucam bir yerlerden...
gülümse...

gölgem

karanlıkta bir gölgeyi izlerken uzakta
denizin en diplerinde teknelerin rengarenk ışıklarını gördüm
üşürken sahilde,rüzgara inat denizin kokusunu yudumlarken içime
huzur buldum...

14 Nisan 2010

serin yağmurlar

yağmurlar hiç bu kadar serin olmamıştı,bu kadar ıslatmamıştı
baharda papatyalar topladım eteklerime,sen gelip koklayasın diye.
gelmedin,kurudular...
açıldım denize,yelkensiz bir kayıkla
sürüklediğin yere gidelim,hiç dönmeyelim
belki ismini bilmediğim yerlerdesin,belki oralara sürüklenirim
özlersin belki yine ya da hiç belkilerim olmadan,görmem seni
unuturum...

04 Mart 2010

sen gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
kimse senin gibi sevemez beni
gözlerinden o denli alamam kendimi kimsede

hiç kimse sen gibi olamaz
saramaz senin gibi
yüzümü okşayamaz senin gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
sensiz hep birşeyler eksik

hiç kimse sen gibi olamaz
senin gibi tutamaz kimse ellerimi
senin gibi yaşatamaz beni
büyütemez kimse senin gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
yanyana kimse yakışmaz sen gibi
sen gibi kimse umursamaz beni
sen gibi sarmalayamaz beni
sen gibi olamaz kimse