ah be kadın,
yine yelkovanadan bahsedıyorsun bana
kovalarken bırbırını 2 tane çubuk
zaman dedın saat dedın seneler dedın
hepsını topladın ömür dedin,
benım ayak izlerim sessiz,kımse bulamasın
bulamasın dıye kestım dılını.
bu yollar nereye varacak ha ?
cehennem yoluna benzer uzaktan,
uzaktan uzun ve kor,kor ve karanlıkta
oysa yaklaştıgımı zannettıkce
cocuk resımlerı gelır gozumun onune...
cocuklar ne guzel seyler degıl mı ?
keske tum bekarlar cocuk sahıbı olabılse
dayatılmasa dıretılmese evlılık
ben ıstemezmıydım senınle bır otuz sene ...
07 Kasım 2014
19 Eylül 2014
entellektüel sözler korosu
hayatta hiçbir gayret sarf etmeden elde edilebilecek tek şey başarısızlıktır.
piyango, matematik bilmeyenlerden alınan bir vergidir.
sadece başkaları için yaşanan hayat yaşanmaya değer.
bazen insan en büyük karşılığı, karşılıksız olanı elde etmeye öder.
milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır.
kötümser, çok şey bilen iyimserdir.
bilgelik öğrenilebilir. Ama öğretilemez.
piyango, matematik bilmeyenlerden alınan bir vergidir.
sadece başkaları için yaşanan hayat yaşanmaya değer.
bazen insan en büyük karşılığı, karşılıksız olanı elde etmeye öder.
milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır.
kötümser, çok şey bilen iyimserdir.
bilgelik öğrenilebilir. Ama öğretilemez.
bir ceza olmalı,
bir cezası olmalı hayatı reddetmenin.
benim hikayemi okumanıza karar verdim,
en büyük mutluluktan gökyüzüne yükselmeye
ben umudur hayalleri aşkı görüyorum yazdıklarımda...
bembeyaz sayfalar nasıl açılabilir,
bu dünyada mutluluk nasıl aranabilir,
ilk yaptığım seçtiğim yolun çıkmaz yol olduğunun farkına varmaktı
hayat reddedilmeyecek kadar güzel ve gerçek
ölümse kapkara bir kağıt,
buruşturup atılmaya değeri bile olmayan bir çöp parçası
yarını düşünerek boşa zaman kaybetmeyin,
çocuk şarkıları dinleyin,gülümsemeyi öğrenirsiniz.
sokakta su satan ekmek dilenen çocukların başını okşayın,
soğuk kış akşamlarında közde mısırınızı paylaşmayı deneyin,
yada gül satan kadınlardan gül yaprağı isteyin
ceplerinize doldurun,kuruduğunda kitap aralarına saklayın,
saklayın ki kitaplarınızı paylaştığınız kütüphanelerde
gül yaprakları arayan binlerce insan bulabilirsiniz,
gamzeli yüzler,mutlu dudaklar size ulaşacaktır
o yüzden bir cezası olmalı reddetmenin,
çekip gidenlere inat kalanlara değerler yüklenmeli...
bir cezası olmalı hayatı reddetmenin.
benim hikayemi okumanıza karar verdim,
en büyük mutluluktan gökyüzüne yükselmeye
ben umudur hayalleri aşkı görüyorum yazdıklarımda...
bembeyaz sayfalar nasıl açılabilir,
bu dünyada mutluluk nasıl aranabilir,
ilk yaptığım seçtiğim yolun çıkmaz yol olduğunun farkına varmaktı
hayat reddedilmeyecek kadar güzel ve gerçek
ölümse kapkara bir kağıt,
buruşturup atılmaya değeri bile olmayan bir çöp parçası
yarını düşünerek boşa zaman kaybetmeyin,
çocuk şarkıları dinleyin,gülümsemeyi öğrenirsiniz.
sokakta su satan ekmek dilenen çocukların başını okşayın,
soğuk kış akşamlarında közde mısırınızı paylaşmayı deneyin,
yada gül satan kadınlardan gül yaprağı isteyin
ceplerinize doldurun,kuruduğunda kitap aralarına saklayın,
saklayın ki kitaplarınızı paylaştığınız kütüphanelerde
gül yaprakları arayan binlerce insan bulabilirsiniz,
gamzeli yüzler,mutlu dudaklar size ulaşacaktır
o yüzden bir cezası olmalı reddetmenin,
çekip gidenlere inat kalanlara değerler yüklenmeli...
18 Temmuz 2014
14 Temmuz 2014
Gerçekten de aşk , karşılıklı oturmak , yüz yüze veya aynı noktaya bakmak, şiir okumak, sevgiliden utanacak kadar terbiyeli davranmak, güzel şeylerden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır.Çünkü aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir, ama dokunmakla bozulur..
İskender Pala
peki şimdi söyle bana,neredeydi hatalar ?
09 Mayıs 2014
15 Şubat 2014
Koşmalıyım
bugün yalnızlığın ilk günü,
sırılsıklam üşürmü insan,üşüyor işte !
öksüz,yitik hissediyor.
sol tarafımda gökkuşağı çocuklar gülüşlerde dans ediyor
kaçıyorum,kimse yetişemesin!
sessizliğimi duymak için denize kavuşuyorum,
sahilde gençler sensizliğime kadeh kaldırıyorlar.
günden güne tükenecek herşey,
gözyaşları içimize akacak,nefes alamayacağız !
beni duymadığın zaman,susuyorum
değiştiriyorum sözlerimin sonuna,
oysa şimdi sen burada olsan,keşke olsan...
yaşamak istiyorum seninle,boylu boyunca
sensiz
yalnızlığımın son gününde herşey seni hatırlatıyor,
gidenin kazandığı hileli bir oyunda !
sırılsıklam üşürmü insan,üşüyor işte !
öksüz,yitik hissediyor.
sol tarafımda gökkuşağı çocuklar gülüşlerde dans ediyor
kaçıyorum,kimse yetişemesin!
sessizliğimi duymak için denize kavuşuyorum,
sahilde gençler sensizliğime kadeh kaldırıyorlar.
günden güne tükenecek herşey,
gözyaşları içimize akacak,nefes alamayacağız !
beni duymadığın zaman,susuyorum
değiştiriyorum sözlerimin sonuna,
oysa şimdi sen burada olsan,keşke olsan...
yaşamak istiyorum seninle,boylu boyunca
sensiz
yalnızlığımın son gününde herşey seni hatırlatıyor,
gidenin kazandığı hileli bir oyunda !
07 Şubat 2014
son zamanlarda
son zamanlarda biraz daha duygusal biraz daha hüzünlüyüm,
nerede bir vagon sesi duysam sen gelirsin aklıma.
havalarda pek bir soğukya,
şimdi herşeyde seni hatırlamak güzel,
ellerini ısıtmak güzeldi bir zamanlar. . .
fakat,
bir daha ısıtamayacağım korkusu
korkularlada yaşanmıyor,
alıştımda diyemem
yok olmuyor işte,yok oldu demekle bitiyor mu sencede ?
yalan söylemek hiçte güzel birşey değil aslında,
ama doğrularda seni geri getirmiyor bana.
son zamanlarda nerede bir kuru yaprak görsem,
yükseklerden süzülüşü geliyor aklıma,
acaba canı acır mı diye dusundurmuyor degıl,
bilirsin ben severım ağacı,yaprağı,toprağı dahası sonbaharı...
biz kaç mevsim ayrı kaldık seninle,
kaç mevsim ?
aklımda oluşların ayrılıktan sayılmaz değil mi ?
oysa kalbimde sonsuza dek olacağın gerçeği ...
son zamanlarda hissizleştim daha da,
yüzüm solgun,dualarım bencil,hayallerim batık bir gemide derinliklerde.
oysa sen derdinya,
yitirme umudunu !
gülüşünü göremeden umutlanabilirmiyim ?
hayır.
son zamanlarda daha daha çok özlüyorum seni,
hiçbir anımızı unutmadım sanki dün gibi aklımda,
sanki bir dakika önce duydum sesini,
son zamanlarda,
sarılışlarım,
hala içimde sıcaklığı ve üstüm başım sen kokuyor hala...
nerede bir vagon sesi duysam sen gelirsin aklıma.
havalarda pek bir soğukya,
şimdi herşeyde seni hatırlamak güzel,
ellerini ısıtmak güzeldi bir zamanlar. . .
fakat,
bir daha ısıtamayacağım korkusu
korkularlada yaşanmıyor,
alıştımda diyemem
yok olmuyor işte,yok oldu demekle bitiyor mu sencede ?
yalan söylemek hiçte güzel birşey değil aslında,
ama doğrularda seni geri getirmiyor bana.
son zamanlarda nerede bir kuru yaprak görsem,
yükseklerden süzülüşü geliyor aklıma,
acaba canı acır mı diye dusundurmuyor degıl,
bilirsin ben severım ağacı,yaprağı,toprağı dahası sonbaharı...
biz kaç mevsim ayrı kaldık seninle,
kaç mevsim ?
aklımda oluşların ayrılıktan sayılmaz değil mi ?
oysa kalbimde sonsuza dek olacağın gerçeği ...
son zamanlarda hissizleştim daha da,
yüzüm solgun,dualarım bencil,hayallerim batık bir gemide derinliklerde.
oysa sen derdinya,
yitirme umudunu !
gülüşünü göremeden umutlanabilirmiyim ?
hayır.
son zamanlarda daha daha çok özlüyorum seni,
hiçbir anımızı unutmadım sanki dün gibi aklımda,
sanki bir dakika önce duydum sesini,
son zamanlarda,
sarılışlarım,
hala içimde sıcaklığı ve üstüm başım sen kokuyor hala...
04 Şubat 2014
İncir Reçeli - II
Olmuyor işte...
Öldü diyemiyor insan sevdiği için...
Bir şarkıya da yaslasa sırtını,
Yaşıyor diyor...
Lafın kısası;
İnsan en kolay kendini kandırıyor..
Öldü diyemiyor insan sevdiği için...
Bir şarkıya da yaslasa sırtını,
Yaşıyor diyor...
Lafın kısası;
İnsan en kolay kendini kandırıyor..
29 Aralık 2013
sen benden gidince...
vagonlarım kopuyordu,tel tel dökülüyordum,
bütün kimsesizliğimle bütün çırılçıplaklığımla kalıyordum ortada
ellerim titriyordu,haykırıyordum '' tut yüreğimden ''
tutmadın.
bir öksüzün omuzlarında yük,
iki kuruşu eve götürmenin burukluğundan daha onur kırıcıydı sensizlik.
kalp sancısı değildi bu sevdanın burukluğu,
tıpkı dizlerinin üzerine düşen toy bir çocuk gibi.
oysa şimdi sevdamız tek kişilik,
sen benden gidince...
vagonlarım kopuyordu,tel tel dökülüyordum,
bütün kimsesizliğimle bütün çırılçıplaklığımla kalıyordum ortada
ellerim titriyordu,haykırıyordum '' tut yüreğimden ''
tutmadın.
bir öksüzün omuzlarında yük,
iki kuruşu eve götürmenin burukluğundan daha onur kırıcıydı sensizlik.
kalp sancısı değildi bu sevdanın burukluğu,
tıpkı dizlerinin üzerine düşen toy bir çocuk gibi.
oysa şimdi sevdamız tek kişilik,
sen benden gidince...
İthaf
Anne girmem bu oyuncak dükkanına
Orda toplar, tayyareler, tanklar var.
Seviyorum söğüt dalı atımı
Tekme atmaz, ısırmaz
Ben yaşamak istiyorum
Ağaç gibi sessiz sessiz ve rahat
Karınca kararınca değil,
serile serpile boylu boyumca.
Anne girmem bu oyuncak dükkanına
orda toplar, tayyareler, tanklar var.
*Cahit Irgat
Orda toplar, tayyareler, tanklar var.
Seviyorum söğüt dalı atımı
Tekme atmaz, ısırmaz
Ben yaşamak istiyorum
Ağaç gibi sessiz sessiz ve rahat
Karınca kararınca değil,
serile serpile boylu boyumca.
Anne girmem bu oyuncak dükkanına
orda toplar, tayyareler, tanklar var.
*Cahit Irgat
26 Aralık 2013
tut beni sıkı tut,
yüzüm yüzümden utanır sıkı tut.
var gücümle asılıyorum direnmeye
uyanamıyorum uykularımdan,
tut beni.
oysa herkes beni alaya alıyor sevda hakkında,
aşk beni nerede görse tanır,
bilir yaralıyım ben,başkaları bilmez
tut beni.
kavgalar,sevdalar iki kişilikti
sağım solum karanlık sabah 5,
tut beni,sür hayata
tut beni,al kollarına...
yüzüm yüzümden utanır sıkı tut.
var gücümle asılıyorum direnmeye
uyanamıyorum uykularımdan,
tut beni.
oysa herkes beni alaya alıyor sevda hakkında,
aşk beni nerede görse tanır,
bilir yaralıyım ben,başkaları bilmez
tut beni.
kavgalar,sevdalar iki kişilikti
sağım solum karanlık sabah 5,
tut beni,sür hayata
tut beni,al kollarına...
24 Kasım 2013
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya
20 Ekim 2013
en kötüm günümüz en mutlu olduğumuz günler olsun dilekleriyle başladım eski fotoğrafları karıştırmaya...sesini son duydugumda kapatırken telefonu görüşürüz diyerek kapadım,hayırlısı demiştin!Görüşürüz oysa ne kadar büyük bir kelime içinde emekler sevgiler sızılar acılar niceleri,en derini ise özlemler var...Gülümseyişlerin geliyor gözümün önüne ankara sokaklarında ve sabah uyandığımda otobüsten iniyor bitmiş yolculuğum.Üzerimde ince bir t-shirt don vurmuş ankaraya üşümüyorum ! Kavuşmak ne kadar büyük bir eylem,sen nereye gidersen gelmem mi ben ? Konya,Manisa,Adana,İzmir ... Gelirim,sen gel de, gelirim bir an beklemem koşarım...
10 Ekim 2013
04 Ekim 2013
senden çok uzaklarda yazıyorum bu yazıyı...
uzun zamandır seninle dertleşemedim,içimde kalmasın hiçbirşey.
Yaşanan onca şeyden sonra hala mutlu kalabilmek,fotoğraflarına dokunabilmek kokunu özlemek...
Şuan yanımda olabilseydin...
Sana o kadar ihtiyacımki,bir telefonuna muhtacım.
Sen benim ilk aşkımsın,ilk aşk unutulur mu ? Unutamadım ...
Sana canım diyemeyeli ne kadar çok zaman oldu,sarılamayalı.
Gelsen hayır diyebilirmiyim,geriçevirebilirmiyim,ne zaman reddettim ?
Elim gidiyor telefona yapamıyorum,arayan hep ben oluyorum.
Hiç mi aklına gelmıyorum bır kere arasan,arasanda halımı hatırımı sorsan mutlu olsam.
Beni mutlu etmek bu kadar kolayken neden hep zoru seçersin . . .
04 Temmuz 2013
01 Temmuz 2013
15 Haziran 2013
16 Mayıs 2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)