boş sayfa bana,ben boş sayfaya bakarken hayatın aslında ne kadar da anlamsız olduğunu düşünürken ve kendimi hırsını kaybetmiş,yorgun,bezgin,huysuz bi adammışım gibi hissederken,bunların bir yol boyunca devam etmesi...yol sonunda bir kapıdan giriyorum ve karşıma mutsuz olmak gibi lanet,baş belası simsiyah bir oda çıkıyor.gıcık bi adammışım gibi anımsatmak istemem kendimi ama özeleştiri yapmanın bi erdem olduğunu varsayarsak,imla kurallarına uymayan ve küçük harfleri seven bir adamın bundan mutlu olması kimine göre epey gülünç kimine göre basitçe olabilir.düz yazı değilmi benim tarzım ? -evet.öyleyse biraz laflayalım ve eleştirelim.haberlerde deprem,şike,ölüm izlemekten ve artık küçük harflerle aykırı yazımsal öğeler biriktirirken bunlarla bile mutlu olmadığımın farkında vardım şimdi.bunca kötü haber ve küçük mutlulukla küçük kayığım denize battı.duyuyorum sesleri,titanic bile battı be adam!
başka ülkede yaşayınca farklı bir havayı soluduğunu zannediyor insan.herkesin yabancı olduğunu zannediyor şahsen ben öyle zannediyorum.arkadaş kimin memleketinden kimi kovuyorsun sen derler adama!koskoca ülke olsa olsa benim gibi 1000 tane Türk vardır.Türk'ün T'sini büyük yazmam mutluluk verdi şuan :) hahaaa tam bir Türk örneği :) bu espriden gurur duymamakla birlikte konuyu dağıtmadan;umrumda değilken sokakta yürürken sesli sesli şarkı söylüyorum insanlar garip garip bakıyolar bana umrumda değil.metroda otururken insanları izliyorum herkesin gözü bende sanırım hafif esmerliğimden çünkü onlar hep sarı.belirgin şekilde yabancı olduğumun farkına varılıyorum ve bilmediğim bir dilde sorular soruluyor,belkide dalga geçiyorlar bende soru veya dalga hiç tasa etmiyorum direk küfrediyorum ve anlamıyorum ... bipppp kardeşim diyorum.bu aralar üstümde kara bulutlar dolaşırken ve yağmur çiselemeden bile kar yağıyor sanki.aslında tanırsınız beni küçük şeylerle mutlu olurum ben ama küçük mutluluklar artık gülümsetmiyor beni.
27 Temmuz 2011
11 Temmuz 2011
07 Temmuz 2011
seni düşündüğüm de soruyorum kendime :
- '' şimdi kim kurtaracak beni... ''
biri kurtarsın diye sormuyorum aslında.
annesiz çocuk gibi,yapraksız sonbahar ağaçları gibi
canım daha çok yanacak daha yeni başladı başlangıçlar...
kim kurtaracak şimdi beni ?
ben mi?
yapabilirmiyim?
cevap verme bana,sormadım sana...
küstah oldum ben bu sıralar,hoyratımya...
sen,sen hep affederdin ya,çocuk gibiyim ben bilirsin ya...
seversin ya çocuksuluğumu,sana şımarmalarımı...
hadi bak mavi mavi,gülümseyim sensizliğimde bile...
3 noktalarım ne kadar da çoğalmış.
- '' şimdi kim kurtaracak beni... ''
biri kurtarsın diye sormuyorum aslında.
annesiz çocuk gibi,yapraksız sonbahar ağaçları gibi
canım daha çok yanacak daha yeni başladı başlangıçlar...
kim kurtaracak şimdi beni ?
ben mi?
yapabilirmiyim?
cevap verme bana,sormadım sana...
küstah oldum ben bu sıralar,hoyratımya...
sen,sen hep affederdin ya,çocuk gibiyim ben bilirsin ya...
seversin ya çocuksuluğumu,sana şımarmalarımı...
hadi bak mavi mavi,gülümseyim sensizliğimde bile...
3 noktalarım ne kadar da çoğalmış.
05 Temmuz 2011
düşünüyorum da bütün sert sözlerime,mizacıma dair ne varsa haksızlık ettim sana.
sen bilmiyordun,bilseydin beni nasıl hükme bağladığını kıyamazdın.
sen bilmiyordun,bu çıkmazlarda ben nasıl boğulurum,nasıl hareketsiz ve karanlıklarda.
sensiz daha mutluyum diyebiliyorsan eğer mutlu olma.
mutlu olma,ben mutsuzken mutlu olma.
sert sözler belki,kalp kırar,kırılsın.
inatla yapmıyorum inan!
her mavide sen sanıyorsam eğer,zırhım kırılıyorsa,mizacım yumuşuyorsa mutlu olma.
sen bunları okurken ben acabalarla sorular soruyorum kendime.
''acabaları bilmek istermisin ?'' diye sorsam sana,bilmek istemezdin.
çünkü sensiz daha mutlu dedinya...
ben acabalarımdan bahsedeyim sana,bilmek istesende istemesende!
acaba beni kaç defa düşündü?
acaba kaç defa eli telefona gitti ?
acaba sesimi duymak istedi ?
acaba kokum sinen yastığını kokladımı ?
acaba ağladı mı ?
acaba özledimi ?
acaba unuttumu ?
acaba başkası varmı ?
acaba acaba acaba...
acabaları hiç sevmemiştim...
bensiz daha da mutlu olma olurmu ?
sen bilmiyordun,bilseydin beni nasıl hükme bağladığını kıyamazdın.
sen bilmiyordun,bu çıkmazlarda ben nasıl boğulurum,nasıl hareketsiz ve karanlıklarda.
sensiz daha mutluyum diyebiliyorsan eğer mutlu olma.
mutlu olma,ben mutsuzken mutlu olma.
sert sözler belki,kalp kırar,kırılsın.
inatla yapmıyorum inan!
her mavide sen sanıyorsam eğer,zırhım kırılıyorsa,mizacım yumuşuyorsa mutlu olma.
sen bunları okurken ben acabalarla sorular soruyorum kendime.
''acabaları bilmek istermisin ?'' diye sorsam sana,bilmek istemezdin.
çünkü sensiz daha mutlu dedinya...
ben acabalarımdan bahsedeyim sana,bilmek istesende istemesende!
acaba beni kaç defa düşündü?
acaba kaç defa eli telefona gitti ?
acaba sesimi duymak istedi ?
acaba kokum sinen yastığını kokladımı ?
acaba ağladı mı ?
acaba özledimi ?
acaba unuttumu ?
acaba başkası varmı ?
acaba acaba acaba...
acabaları hiç sevmemiştim...
bensiz daha da mutlu olma olurmu ?
oysa herşeye baştan başlamak için tüm güzel sözlerimi biriktirmiştim sana
zaman zaman dedin,
sonra zamanlar bitmek bilmedi...
olmaz olmaz dedin,''olur'' dedim.
hiç düşünmedim olmazları.
seni kaybetmeyi hiç kabul etmedim oysa.
dur durak bilmeyen özlemlerimi,güzel sözlerimi
sana dair ne varsa bende söyletmedin.
saklanışların,kaçışların sonu yoktu...
oysa demiştim sana '' izin ver bana ''
izin ver bana zihnim kabul etmiyo sensizliği...
şimdi gittin.
zaman zaman demiştin ya,
zaman bitti ve sen gittin.
ben şimdi savaşıyorum zihnimle.
gel sen anlat ona,sonra git gitmek istersen yine...
zaman zaman dedin,
sonra zamanlar bitmek bilmedi...
olmaz olmaz dedin,''olur'' dedim.
hiç düşünmedim olmazları.
seni kaybetmeyi hiç kabul etmedim oysa.
dur durak bilmeyen özlemlerimi,güzel sözlerimi
sana dair ne varsa bende söyletmedin.
saklanışların,kaçışların sonu yoktu...
oysa demiştim sana '' izin ver bana ''
izin ver bana zihnim kabul etmiyo sensizliği...
şimdi gittin.
zaman zaman demiştin ya,
zaman bitti ve sen gittin.
ben şimdi savaşıyorum zihnimle.
gel sen anlat ona,sonra git gitmek istersen yine...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)