27 Temmuz 2011

boş sayfa bana,ben boş sayfaya bakarken hayatın aslında ne kadar da anlamsız olduğunu düşünürken ve kendimi hırsını kaybetmiş,yorgun,bezgin,huysuz bi adammışım gibi hissederken,bunların bir yol boyunca devam etmesi...yol sonunda bir kapıdan giriyorum ve karşıma mutsuz olmak gibi lanet,baş belası simsiyah bir oda çıkıyor.gıcık bi adammışım gibi anımsatmak istemem kendimi ama özeleştiri yapmanın bi erdem olduğunu varsayarsak,imla kurallarına uymayan ve küçük harfleri seven bir adamın bundan mutlu olması kimine göre epey gülünç kimine göre basitçe olabilir.düz yazı değilmi benim tarzım ? -evet.öyleyse biraz laflayalım ve eleştirelim.haberlerde deprem,şike,ölüm izlemekten ve artık küçük harflerle aykırı yazımsal öğeler biriktirirken bunlarla bile mutlu olmadığımın farkında vardım şimdi.bunca kötü haber ve küçük mutlulukla küçük kayığım denize battı.duyuyorum sesleri,titanic bile battı be adam!
başka ülkede yaşayınca farklı bir havayı soluduğunu zannediyor insan.herkesin yabancı olduğunu zannediyor şahsen ben öyle zannediyorum.arkadaş kimin memleketinden kimi kovuyorsun sen derler adama!koskoca ülke olsa olsa benim gibi 1000 tane Türk vardır.Türk'ün T'sini büyük yazmam mutluluk verdi şuan :) hahaaa tam bir Türk örneği :) bu espriden gurur duymamakla birlikte konuyu dağıtmadan;umrumda değilken sokakta yürürken sesli sesli şarkı söylüyorum insanlar garip garip bakıyolar bana umrumda değil.metroda otururken insanları izliyorum herkesin gözü bende sanırım hafif esmerliğimden çünkü onlar hep sarı.belirgin şekilde yabancı olduğumun farkına varılıyorum ve bilmediğim bir dilde sorular soruluyor,belkide dalga geçiyorlar bende soru veya dalga hiç tasa etmiyorum direk küfrediyorum ve anlamıyorum ... bipppp kardeşim diyorum.bu aralar üstümde kara bulutlar dolaşırken ve yağmur çiselemeden bile kar yağıyor sanki.aslında tanırsınız beni küçük şeylerle mutlu olurum ben ama küçük mutluluklar artık gülümsetmiyor beni.

Hiç yorum yok: