07 Eylül 2010

ufaklık

hadi yürü bakalım ufaklık,hadi yürü büyüdün.ufaklık dediğime aldırma,söylenmede.emekleme devirlerinde bitti kocaman olmuşsun.gerçi hala benim gözümde hep ufaklıksın ve öyle kalacaksın.
at bakalım kolunu omzuma,ben hep yanındayım destek olurum sana sonsuza ama bir detay var aslında,sevdiğin sürece...
sevgi demişken,uzar da gider biliyorum.otur bakalım karşıma,kocaman oldun ya hani sen,iki çift laf edelim seninle.istemem seninde için yansın,istemem sende üzülesin.istemem sevenleri gördüğünde de üzülmeni,yaşamadım demeni istemem.oysa bir hal çare bulmak gerek buna ufaklık.iyi düşünüp karar vermek gerek,ama sen daha toysun,ağlamaklısın hep.güçlü olmalısın,önce emziğini çıkarmalısın,emeklemekten vazgeçmelisin.

23 Temmuz 2010

bir küçük deniz kabuğu

Kumsaldaki en güzel,en narin deniz kabuğusun sen.Kumsalın diğer ucundasın,sana uzanmak zor,ilk gözüme takılan sensin Hayat denen bu sahnede gel benim eşim sen ol.Gir koluma gidelim bu sahneden beni çiçek bahçelerine götür,saçlarına papatyadan taçlar yapayım,kırlarda...

17 Temmuz 2010

oyun

hadi gel bi oyun oynayalım seninle,
sahte olmasın ama,yalanlar olmasın.
birdirbir mi olsun körebe mi,
yok saklanbaç olsun,en sevdiğim oyun...
uzaklara gitmek yok,saklanmak yok kuytulara,
seni bulduğumda sarılmak olsun içinde,gülümsemeler olsun.
çocukluğumuz olsun,çocukca olsun herşey...
en iyisi sen gel bi oyun oynayalım,
herşey gerçek olsun...

09 Temmuz 2010

yağmura kavuşmak

keyfe keder bir akşamüstü güneşin turunculuğunda püfür püfür esen rüzgarlar...
türk sanat musikisinin en eski mecralarından,toy delikanlı zamanları,sesinde buğusuz bir kadife,götürürken beni üsküdara...
özledim balıkçılarınıda,tekne seslerinide.
kederliyim...
içimdeki keder yağmur önce sessizlik gibi,birazdan soluksuz ıslatırsa,sen duyma,görme beni,tanıma...
gökyüzüne göz kırptımda,saçlarımın ıslandığını farkettim,açtım kollarımı iki yana,sanki kucaklarcasına...
yağmur kavuştum sana...

30 Haziran 2010

aşk ya...

nasıl olurda karşı koyamaz insan,
portakal kokulu,turuncu bir yüze,zayıf parmaklara...
aşk ya adı,
sevişmek ya...

14 Haziran 2010

ıhlamur ağacı

hiç uslu olmadı bu yürek,hiç tasasız gezmedi...
çok aşklarım oldu benim,çok savaşlar kaybettim.
sonbaharlarda dolanırdım,kimse söylemedi ayrılık baharını
çok ıslandı bu saçlar,bu eller,bu gözler...
birgün göçedersem buralardan,tepenin altındaki ıhlamur ağacının altına götür beni
bahar geldiğinde ıhlamur kokusuyla uyumak istiyorum
çırıpçıplak kavuşmak istiyorum toprağa
uğurlarken beni ağlama olurmu...
mert bir oğlum vardı benim de dersin,ben seni duyarım sana gülümserim,
ben seni özlemem baba,sen beni özle olur mu...
hep gülümse olurmu.
özlemem çünkü ben hep seni izliyo olucam bir yerlerden...
gülümse...

gölgem

karanlıkta bir gölgeyi izlerken uzakta
denizin en diplerinde teknelerin rengarenk ışıklarını gördüm
üşürken sahilde,rüzgara inat denizin kokusunu yudumlarken içime
huzur buldum...

14 Nisan 2010

serin yağmurlar

yağmurlar hiç bu kadar serin olmamıştı,bu kadar ıslatmamıştı
baharda papatyalar topladım eteklerime,sen gelip koklayasın diye.
gelmedin,kurudular...
açıldım denize,yelkensiz bir kayıkla
sürüklediğin yere gidelim,hiç dönmeyelim
belki ismini bilmediğim yerlerdesin,belki oralara sürüklenirim
özlersin belki yine ya da hiç belkilerim olmadan,görmem seni
unuturum...

04 Mart 2010

sen gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
kimse senin gibi sevemez beni
gözlerinden o denli alamam kendimi kimsede

hiç kimse sen gibi olamaz
saramaz senin gibi
yüzümü okşayamaz senin gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
sensiz hep birşeyler eksik

hiç kimse sen gibi olamaz
senin gibi tutamaz kimse ellerimi
senin gibi yaşatamaz beni
büyütemez kimse senin gibi

hiç kimse sen gibi olamaz
yanyana kimse yakışmaz sen gibi
sen gibi kimse umursamaz beni
sen gibi sarmalayamaz beni
sen gibi olamaz kimse

09 Şubat 2010

kiminsin uzaklarda

aldanışlarımın en güzeliydin sen
dur durak bilmeyen yüreğimin en hızlı atışı sendin
oysa seni sevmenin bitişi yoktu hiç,doymak yoktu sana
vazgeçmek yoktu senden...
gizliden sevdanın sonu yoktu.
kelepçe kollarımda bağlandım kaldım buralara,
uzaklarda kimin kollarındasın?
kiminsin uzaklarda...

05 Şubat 2010

maviliklere yolculuk

yelkensiz bir sandalla maviliklere yolculuktayım...
seni aramak karadenizde,marmaraya yol almak çırılçıplak,
hıçkırarak ağlamak...

10 Ocak 2010

aramak seni

başkalarının yüzünde aramak seni,sana ulaşamamak...
başka bedenlerde aramak seni.
uyandım da sabah,yanımda ki başka bir kadın...

masal perisi

masal perisi...
seni gördüğüm ilk an nasılda düşmedim bilmiyorum
konuşurken benimle gözlerimi alamadım gözlerinden
duymadım ne söylediysen,vuruldum sana...
nameler,o uzun dalgalı saçlar,parıldayan gözler...
aşık oldum sana...
benim ol istemedim hiç istemedim...
korkarım benim olmandan,benden gitmeden,yitmemden korkarım...
ya başka ellerde görürsem..
nasıl dayanarım,nasıl tutunurum.
çok uzaklara kaçar giderim ozaman.görmezsin beni.görmem seni...
unutabilirmiyim ?
çıkarmı o gözler aklımdan,üşüdüğümde sarılabilirmiyim masal perisi ...
ya uğruna dökeceğim yaşlar durmazsa,durduramazsam...
benimde olma,ellerinde!!!

16 Aralık 2009

gece sessiz

birşeyler eksik bu gece...
sensiz geçmeyen akreplerim,yelkovanlarım...
gece sessiz,gece sensiz,ben sensiz...

30 Kasım 2009

dön bak

tahtalardan yamalayıp iple sardığım yatağımdan yine sırılsıklam uyandım.üstümde paçavradan pantolonumu giydim kendimi dalgalara vurdum...
deniz kıyısında bir balıkçı klubesine sakladım kendimi epey zamandır...
sen görme,sen bilme diye beni !
sonbaharın o hüzün kokusu,sert rüzgarı,soguğu beni tanımadığım bir adama benzetmiş.
benmiyim üstü başı yırtık,çelimsiz,boynu bükükçe olan ?
yada neden benim...
hep uyumaklı,midesi boş,cepleri dışarda adam...
nerdesin o sert bakışlı,yüzünde vurgun izli toy delikanlı ?
eser mi kalmış senden,dön bak dünyaya senmisin bu...
kaçamadın dimi mavilerden,hapsedemedin dalgalara,sandıklara onu
daha ayrılığın ilk saatlerinden bu zamana...
bırakmadı dimi peşini,tıpkı gölgen gibi takip etti,tıpkı göğsünün içine sıkıştırdığın yüreğin gibi...
gözlerini ayıramadığın masum gülüş,o mavi gözler nerde şimdi ?
ellerini ısıttığın o endamlı kadın nerde şimdi ?
sen nerdesin şimdi ?
bitmedi dimi,bitmedi...

yeniden yeniden

kaybetmeye alışkınım aslında ben,üzülme üzülme biz olamadık diye,artık ben üzülmüyorum yitirdiklerime...
hep güzel başlangıçlar,hüzünlü vedalar,son konuşmalar...
hep zorlanırım yutkunamam,suskun olurum,gözlerim parıldamazda zaten.
sarıp sarmalarsın onu,korursun kendince,iç dünyanda en yükseklere koyarsın,başkalarını görmez gözün,elini hiç bırakmadan sımsıkı tutarsın...
bür gülüşünden mutluluklar dolar gönlün,sığmaz bazen taşar dimi !
hep sonu olmak zorunda mı en güzel şeylerin ?
hep hüzünlü mü olmalı o son konuşmalar ?
evet hep böyle olmalıymış...
sil baştan başlamakta yetmez bazen.
bazen hatalarımızın ne olduğunu düşünmeden yeni başlangıçlara başlamak...
ve tekrar yeniden başlamak...
yıpranmak,yitmek,gülümseyememek,tad almamak hayattan...
hep aynı şeyler dimi ?
bence aynı...
sevdim,çok sevdim seni...
mavi mavi bakarken bana anlamlar yüklemeden sevdim,senden daha çok sevdim.
haketmedim !
ben kaybetmeyi hazmedemedim,ben seni kaybetmemeliyim...
zaman biraz zaman demesin kimse bana,gücüm var tükenmedim,ama bu kez değil,bukez kimse sil baştan başla demesin bana!
ben hata yapmadım,dönüp baktım kendime,yanlış yok,eksik yok...
ben haketmedim...!

14 Ekim 2009

kayıp şehir

dün gece apansızca düşünceler sardı yine,uzun zaman oldu bakmadın fotoğrafına.
üşüdüm kendime sarıldım,üstesinden gelemedim,albümü çıkardım dayanadım...
içim titrerken,seni gördüğümde hayale daldım,ısındım birden...
bilirsin ağlamam kaybettiklerime,en tatlı yerinde uyandığımda rüyadan,üzülmem.
dün gece başka bir geceydi,saatlerce seni izledim,sandıkta bez parçasına sımsıkı sardığım saçlarını kokladım.seni andım yine dün gece,seneler sonra...
yakıştıramadım ağlamayı,sızlanmayı,hüzünlendim.
yağmurda el ele yürüdüğüz,ıslanmayı umursamadığımız o çocuksu aşkımız şimdi çok uzaklarda,kayıp bir şehirde.
ben hep bekledim yıllar önce kapımdan girecekmissin gibi,hoyrat rüzgarda üşüyüp sarılacakmıssın gibi hayal ettim hep,hayallerim dalgalarla boğuştu bu gece son kez...
sen yıne keşke eski sen kalsaydın hep,gidişlerin olmasaydı...

kelebekler uçarken

sahte aşkı kaybetmek istemedim ben...beni kaybettiğinde yitip gitmendendi korkum.
göğüs gerdim rüzgara,her estiğinde yağmurlar ıslattı...
göz yaşımı tüketmiştim çok önceleri...
ağladığıma inandırmak için seni,yağmurdan çiseler sürdüm,damladılar tane tane karıştılar yükseklere,kelebekler gibi süzüldüler el salladım onlara...

05 Ekim 2009

arkamda bıraktığım herkese...

bazen önümü göremıyorum gelecege dair kaygılarımın arttıgını dusunuyorum...umudumu yıtırıyorum apansızca dört yanımı çevrelıyo gölgelerim,soruyorum kendıme aklımda hep bi soru işareti '' bu gölgeler benim mi ? ''...
iklimler geçti sonbaharlara takıldım,tam filizlenmişken kurudum bazen.
bazende üstüme basmasınlar diye dua ettım bır yaprak kadar bitkin ve korkak...
ziyan olup giden bu hayatımı titreyerek izlerken bir aşk sıkıştırmaktanda çekınmemısım zamanında...
aşk ölumsuz derler ya,benım aşklarım hıc ölümsuz olmadı,yada benım olmadı olumsuz aşklarım...
dört kenarı duvar köhne bır eve kapadım kendımı.ınsan yuzu gormedıgım gunlerımde oldu,gunesı gormedıgım gunlerde.neden bu kendıne haykırıs,kendını hapsediş ?
kımse anlamaz benı benden başka...
hep başka aşkları anlattıgım,baska hayatları anlattıgım bu sayfada, hayatımdan kırıntıları dökmekde hakkım olsun,belkı rahatlarım...
hayata en baştan başlamak,temız beyaz sayfalar açmak mı dersınız ?
ya gerı kalanlarım...
ben kendım ıcın yaşamadım kı bırgun,bırgun olsun koklayamadım kı özgürce denız kokusunu...
hedeflerıne uzanan bu yolculukta,zamanın nasıl gectıgını anlamayan ben dün aynaya baktı yıllar sonra...
sakalları daha gür ve sert,daha cırkın,saçlarından bır tutamını kaybetmıs bır adama dönüşmüşüm...
beddua eden,kalbını kırdıgım,arkamda bıraktıgım herkesten,herseye son bı sozum var benım unutmadım sızlerıde...
ne yaptıysam ıyı veya kötü pısman degılım...bu hayatı 22 yılda hala anlayamasamda,ne yaptıysam bu döngüde,bu hayatta tukettıgım oksıjenı,kapladıgım alanı hakettıgımı dusunuyorum...

dinlediğin için teşekkürler blog ohh rahatladım :) senı sevıyorum blog iyiki varsın...

10 Eylül 2009

şehir uyanmadan

Topla hayallerini topla gidelim yüreğim, yanına alıp özlemlerini ve bir ömre sığdırdığın gülümsemeni, yağmur yağarken anılara puslu bir havada sağır ve sessiz terk edelim bu şehri. Çekip gidelim elimi tut sabah olmadan, şehir uyanmadan...

deniz yıldızı

Rengarenklerin içinde gördüm seni,en parlak en güzel kokulu deniz yıldızı sendin...gözleri en mavi,gözleri en parıltılı,elleri en küçük,saçları en savurgan ve en hoş bayan sendin...seni tanımayı istemek bile cesaretti,zordu istemek... ben istedim ve tanıdım seni sonunda...bütün cesaretimi topladım tükettim sonuna kadar... oysaki ben seni görmeden,bana geleceğinden emindim,çünki hissetmiştim...

hep tatlı tatlı baktın hayata,korkmadım hiç seni izlerken ve izlerken doyamadım bakmaya,yakalanmaktan korktum bazen,bazende nazardan...

bir insanın hayatı sevebilmesi için,sevmeye değer,hayatı tatmaya değer,yaşamaya değer nedenler olmalı...sen değersin bu hayatı yaşamaya neden,tek başına yetersin...kalbide gözleri kadar güzel insan,narin insan...


30 Ağustos 2009

kardelen

kardeleni bilirmisin sen?
kış mevsiminde o beyazların arasından sıyrılışısını,
nefes almak için güneşe uzanışını,
beyazlığını,kanatlarının yeşilliğini,narinliğini...
ben seni hep kardelenlere benzettim.
kardelen gibi güzel ve yemyeşil...

15 Ağustos 2009

hüsranla geçen ömürler

bugun bi aşka tanık oldum ben...

senelerce pesınde kostugu sevgısıne o kadar yaslasmıstıkı adam
sonunda onunla tanısma fırsatı bulmustu...
ılk zamanlarda sadece gulumseyerek selamlayan bı kadın vardı...
daha sonralarıysa el sıkısarak...
zaman ılerledı ve yanaklar tokusturalarak...

bir aksam bi dost sohbetınden cıkıp dostlar ayrıldıktan sonra yalnız kaldılar...
kadını evıne bırakmak ıstemıstı,kadın reddetmedı...
epey sohbet ettıler gulustuler, gecenın ılerleyen vaktınde o sessız karanlık sokaklarda...
ıcınde kelebekler uçuşan rengarenk bir çiçek bahcesındeydı sankı adam...
sevdıgının saclarına papatyadan taçlar yaptığı, ve ona hıc bu kadar yakın olmamıstı...

zaman ılerledı...
numaralar alındı.
mesajlasmalar aramalar basladı...
yaz tatılıydı zaman,unıversıteler tatıldeydı.
aradılar bırbırlerını,her gun hergun aradılar.
kadın oysa hıssetmedı hala adamın onu cok sevdıgını...
ve yıllardır bu askın yeserdıgınınde farkına varamadı tabı.
oysa kı cok sey beklemedı adam,ona baktıgında zaten dunyanın en mutlu ınsanıydı,bır gulusune dunyaları vermeye hazırdı...

ıcınde tutamadı artık, zaman açılma zamanıydı sevgılıye...
ve soyledı... '' Senı Sevıyorum ''
önce neye ugradıgını anlamadı kadın ses vermedı,adam telefonun dıger ucundan cevap bekledı...
ama gelmedı...
telefon kapandı...
gunlerce hıc ses cıkmadı kadından,ve adamda aramadı,çoktan kendını avutmaya baslamıstı bıle...
gunlerden bır gun sabah erken saatlerde telefonu caldı adamın arayan kadındı...
- '' antalyadayım ılk otobuse atla gel senı alırım termınalden...''
adam cok saskındı,heyecanlıydı da...
antalyada bulustular aksam yemegı yedıler,kadın hep gulumsuyordu...
adam kendınce sorular soruyordu kendıne...
- '' acaba ne yapacak'','' neden gulumsuyor'',''neden benı cagırdı'',''ne konusacak''.
beraber vakıt gecırdıler,sarkılar soyledıler,gezdıler,eglendıler,dans ettıler...
derken adam artık bır sonuca varmak ıstedı...
epey zamandırda konusmak ıstıyordu,ıcıne ata ata yıne dolmustu...
adam: '' senı sevıyorum demıstım sana,artık beklemeye takatim yok benım''
kadın : '' bunun ıcın cagırdım senı''
adam :'' gel dedın geldım...''
kadın : '' gelelı 3 gun oldu,senı cagırdım kı benı daha ıyı tanıman ıcın,ben bu hayata zevk-i sefa için geldim,bırını sevmek bana gore degıl,ben baglanamam bırıne,ben bır aıleye dişi kuş olamam,sevemem ben...''
sözun bıttıgı yerdı gercekten...
turk fılmlerı vardırya ya sıyah-beyaz,işte oyleydı,rengsızdı sankı dunya.
kelebekler kanatsız,tarifsizdi hersey...
ama basını onune eğmedi adam.dimdikti,gozlerının ıcıne baktı,gozlerı dolmadı hıc,suratı düşmedi...
ezdırmeyecektı kendını kadına... gururunu kırdırmayacaktı...
yıne de kendıne yakısanı yaptı adam.
kalkarken elını sıktı,hersey ıcın tesekkur ettı ve gitti...

unutamadı o kadını hıc , evlendı cocukları oldu yuvasını kurdu...
ama hıc unutamadı,ıcınde buruk bı cocuk vardı,dudaklarını buken,yüzü hiç gülmeyen...
defalarca yastıgı ıslak uyandı kabuslarından...ruyalarında hep antalyada kı o 3 günü görürdü.
nasılda mutluydu...

seneler sonra dayanamadı,onu cagırıyordu antalya...
oturdukları o bank,cıcek topladıkları cocuk parkı,yıldızları ızledıklerı o kumsal...
dayanamadı ve gıttı...
bırer bırer dolastı her gıttıgı yerde anılar yenıden canlandı gozunde...
bırseyler eksıkti,o yoktu...

bir gece kumsala gıttı,uzandı kumsala ,yanında uzanıyormus gıbı onunla yıldızları ızlıyordu...
gozlerını kapadı ve hayal etmeye basladı.

basını kaldırıp bır an denızı seyretmeye basladı,ıcıne cekerken dalga kokusunu uzaklarda bır kadın gordu.aşık oldugu kadın ordaydı...
ve yanına oturdu hıc bırsey soylemeden,ve adam saskındı cok sasırmıstı...
kadın dedıkı : ''benı 5 dakika burada bekle gozlerını kapat...''
kadın elınde bır çomak kumsala yazı yazıyordu ve adam beklemektende sıkılmıştı...
seneler onu beklemişti zaten,artık takati yoktu 5 dakikaya bile...
kadın yanına geldı,ne yazdıgını merak etmıstı...
yazı şöyleydi : seni o kadar cok sevdım ki,senelerce sevdım seni...senın gıdısın benı mahvettı,o an senı sana aşık oldugumu anladım ve kal dıyemedım sana... bana ınanmamandan korktum... ve senelerce ben hep bu sahılde senı bekledım,yanımda sen varmıssın gıbı yıldızları ızledım.cocuk parkından papatyalar topladım,banktan denızı ızledım... ama sen hıc gelmedın.

adam hiç bir şey demedı,kadın ona sarılmasını beklemıstı oysa...
adam kalktı ve kadının gozlerının ıcıne sımsıkı baktı...kadın dayanamadı ona sarıldı ceketını kokladı sarıldıgında ıcıne oyle bır cektı,yıllardır hasrettı ona.
adam arkasını dondu ve gıttı...
kadın kal kal kal kal kal dıye aglayarak hıckırıklara boğuldu ama o gerı donmedı...

cocuklarını,eşini hiçe sayarak kendını çocuksu bır aska baglayamazdı...

bahar hiç uğramadı şehrime

yıldızları sayardık hatırlarmısın bılmem...
pervasızca dolastıgımız o bahar gunlerını unutmadım ben hala.
papatya kokularından bır bahardı.
senden sonra papatyalar hıc oyle kokmadı...
ve bahar hıc ugramadı şehrime...

çok kadınlar gordum,senden sonra denedım de çok denedım
her kadında ayrı bır sen aradım,
gözler aynı kımısınde,kımısınde saclar aynı...
kokun hepsınden uzaktı.

sacları uzun ve endamlı her kadını sana benzettım caddede
arkadan yaklastım usulca,dokundum acıtmadan,ama sen degıldın...
saclar aynı saç,endam aynı endam.
hıc kımse senın kadar guzel degıldı...

nasıl sevdım bu kadar senı...
canımı nasıl acıttın bu kadar , benı bende bırakmadan nasıl gıdebıldın ?
bu aksam bıraz başım dumanlı,doluyum biraz...

dun gece sahılde gormusler benı,
demısler kı :'' sert sakallarında vurgun ızlı bı delıkanlı vardı,keyifsizdi biraz ''
hali haraptı,çok içmiş,dertliydi...
sağa sola anlatmışlar,anlamazlarya halimden konuşur dururlar işte...

çocuklar gibi

elinden şekeri alsalar sadece yüzü düşen çocuklar gibisin ne kadar çok ağlamak istesede başklarının yanında ağlamayan ama dudak büzen çocuklar gibi...

31 Temmuz 2009

açma penceremı nolur açma ruzgar...
savurma saclarımı,savurma eteklerımı.
yağmur yağ yağmur ustume ustume yağ
elım yuzum kir,temızle yıka benı yağmur
hıc kımsesızım ben bu koca dunyada...
sıgınacak yuvam yok,anam yok babam yok...

kışın donarım soğukta,titrerim...
telefon klubelerınde yatarım,soguktan ağlayamam kımsesızlıgıme...
lokma gırmemıs 3 gundur mıdeme,aclıktan kahrolmusum...
ınsanlar kacar olmus benı gorunce,
ustu bası kir,sacları dagınık...

hıc kımsesızım ben bu koca dunyada...

22 Temmuz 2009

küçük ellerimle uzanmaya çalıştım sana,papatya kırlarında
rüzgara karşı gögüs gerdim,savrulmayım dıye
kokumu,tenimi,buselerimi,yüreğimi verdim sana...
aşk sandım oyalandım,hiç sevgisiz bırakmadım seni
sadık kaldım uzaklardayken sen,gozlerım değmedi başka gözlere
sahip çıktım,sarıldım,sarmaladım kalbıne...
hep doneceksın dıye ümitle bekledim,hep kokunu aradım...
ve hep bekleyişlerimle kaldım...

mavi mavi baktım uzaklardan,sonbaharda kuru yaprakları sakladım
sepetıme kuru papatyaları,ceplerıme papatya kokuları...
gozlerım guzel gozlerıne baktıgında,
gozlerımde yansıyo o guzel gozlerın...
sen kendı gozlerını goruyorsun gozlerımde...

19 Temmuz 2009

bugun gulumsedım gunler sonra,kelebekler gibi serin,narinim...
ceplerim dışarda sahildeyim,dilimde şarkılarımla şen şakrak...
hoyratça dolaşırken ben sahillerimde,sen nerelerdeydin ?
yalnız başıma çıkmazlardayken ve sana ihtiyacım olduğunda aklına geldim mi hiç ?
sızlanmıyorum inan,gözyaşıma acımıyorum.
içimde kalan yaraları dusunmuyorum,geçti sanma geçmedi geçmeyecek...
bıraktıgın ızlerden arda kalanlar yok artık,ben dıye bırı yok.
zaman durdu sankı,hersey bomboş,hiç bişey eskısi gibi degıl.
ama unutmadım yaptıgını,verdıgın ümitleri unutmadım
beddualarda sıralamadım ınan,cunkı ıstemem düşmenı benım gıbı,arapsacı gıbı dagıl ıstemem...
hanı sen benım canımdın,hanı dıger yarımdın sen benım nerdesın smdı nerelerdesın kımlerlesın...
sımdı cıkıp gelsen sarılırım sımsıkı gıdecegını bılsem yıne senın olurum...
degmedı elım baska ele,degmedı gozum baska goze,hıc aldatmadım senı
hıc unutmadım senı,hıc bırakmadım senı ruyalarımda bile...


Dipnot: Bu yazı da anlatılan ruhanı bir aşktır,sevgiliye yazılan son mektuptur...